0 kişi kendisini tutuyor, arkadaşı var.


27.09.1986 doğumlu, 22 yaşında. şu an yaşadığı yer Eskişehir. öğrenci olarak çalışıyor. http://dunyasiiri.azbuz.com/index.jsp adlı bir sitesi var.

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. gece uyumayanlar

    gece uyumayanlar

    5175 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  2. müzik

    müzik

    3476 üyesi var. üyelik serbest.
  3. sinema

    sinema

    2855 üyesi var. üyelik serbest.
  4. konuşkan

    konuşkan

    1 üyesi var. üyelik serbest.

dramaturk panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

Güncelle Sil
[Deneme]

PAPATYALARI KURTARMAK İÇİN SON SÖZLER
tuğrul şenol

Bir daha sessizliğinin konuşlandığı yerlerde gülüşünü yitirmiş mavi masallara uyup gitmek yok. Sadece yıldızların mavisi yetmeli bir çocuğun bahar yeşili gözlerine yahut sevildiğini bilmeli işte dediğim o gözler. Bu gün yağmur bekliyoruz buraya. Sen neredesin…Bütün kırılganlığı üzerinde ve hala saçma sapan bir halde siyah sabahlar doğuyor güneşle birlikte.

Gitmemek için milyonlarca sebep varken, kalmak için herşey yetebilirken: kalbinin derinliklerinden gelen o uğursuz sesi neden dikkate alırdı ve neden böylesi çabucak gitmeyi koyardı kafasına insan. Bazı hafifletici sebepler dışında bir zaman sonra pişmanlığın yuvaladığı yüreklere tanık olduğum her karede mahvolurum oysa…

Sen de yoksun, yağmur bekliyoruz bu gün buraya, hem de bardaktan boşalırcasına ve boşanırcasına aitliğinden. Hem nedense bulutlarda yok, birden yağmur olacak anlaşılıyor ki, sen yürürsün caddelerde, aklın karmakarışık yürürsün. Birden boşalacak diyorum yağmur, üzerinde incecik bir ceket beni duymazsan üşürsün, yağmurdan haberin olmalı ve gecenin bilmem kaçı içtiğin sigaranın kaçıncı sigara olduğunu bilmelisin. Bu gece yıldızlar yok diyorum hiç kimsenin farkında olmadığı bir grilik keşfediyor saklandığımız yerleri. Penceremde fesleğenler ıslanacak, bahçemde papatyalar, gönlüm razı olmaz asi yağmur tarümar etsin tazelerimi. Fesleğenleri içeri aldım.Ya kökleri bahçemdeki toprağa bağlı olan papatyalar…Papatyaları kurtaramam. Tıpkı kalbim gibiler onlar şimdi, bir yağmurun altında savrulmaya açık. Kendimi de senden fesleğenler gibi kaçırdım oysa kalbim hala yenik bir kahraman gibi yorgun yeniye isteksiz ve gelen güne şüpheli..Bir yağmurla yerlere serilecek sürülecek vebir daha asla eskisi gibi olamayacak korkarım.

Ama olmalı papatyaları ve emekli bir gemici gibi uzaklarda gemilere bakıp hüzünlenen yüreğimi bu amansız yağmurda kurtarmanın bir çaresi. Kağıt gemilerinde rüzgarların fırtınalandığı yüreğimi ebedi yağmurundan kurtaracak bir çift söz olmalı ve artık hafiflesi için giderken bıraktığın sancıların…

dramaturk   11 Temmuz 2008 19:04  

Güncelle Sil
[Deneme]

Büyümüş çocuklar için acil eylem planı
tuğrul şenol

Boşuna acımayın, gerçekten değer yargılarımızın çürüdüğü bir çağ bu… Kimsesizlik kelimesinin ne kadar muazzam boyutlarda yalnızlık getirdiğini bilmiyorsanız eğer. Bu ülkede

Huzurevleri en az ziyaret edilen kurumlar arasındayken en çok ziyaret edilen yerlerin kahvehane köşeleri olduğuna hiç şaşırmamalı. Milyonlarca insanımızın tek derdi unutulmuşluğundan bir an olsun kurtulmakken, nasıl yeni nesillere yeni ve adil bir yaşamak sunulabilirdi. Ümitsiz pencerelere bakan o ihtiyar çocuk gözler, pırıl pırıl bakışlarıyla imaretlerin, sığınma evlerinin, huzurevlerinin pencerelerinde gözleri yaşlı bakadursun. Toplum kendi ebebeyninden kurtulmak isteyen evlatların istilası altında. Birzamanlar kendileri de dışarıdaki insanlar gibi belki aynı vurdum duymazlıkla yaşayan ve evlatlarını layıkıyla yetiştiremeyen bir nesil de şimdi bu dediğimiz yerlerde yalnızlığına çekilmiştir. Lakin bu böyle mi olmalıdır ya, o neylerse neylesin geçmişinde hiçbir insan ki yaşarken diğer insanlar tarafından geçmişinden dolayı düştüğü durumlardan ötürü ne zaman yargılanır ve cezalandırılır oldu. Hayır elbet aslında hiçkimselerin böyle bir kıyas içinde olduklarının düşüncesinde bile değilim.Fakat acil bu kanayan yaraya bir merhem olmalı.

Ne zaman unuttuk eski alışkanlıklarımızı biz toplum olarak. Bizim toprağımızda yaşayan her insan kadirşinastır, kıymetbilir oysa. Öyleyse büyümüş çocuklarımızın, yaşlılarımızın neden yanlarında değiliz? Neden onlar bizimle birlikte aynı evde değiller?Hangi insafa ve vicdana sığabilirdi ki birilerine kaldı ki artık tamamen savunmasız birilerine yalnızlığı değer biçmek.

Bir gülümsemeye aç bir toplum olduğumuz ne yazık ki artık ortada. Oysa biz toplum olarak asıllarımızı yitireli çok da olmadı. Bu ziyaretleri yitireli çok yıllar olmadı öyle değil mi?En son ne zaman huzurevine gittiniz?Aranızda yaşadığınız şehirlerde buraların adreslerini dahi bilmeyenler olduğu da açık.

O vakit şimdi artık sus pus olup hatamızı anlamakla yetinmeyerek, koşarak bir zamanlar biz olan ve gelecekte olacağımız kişiliklere, ellerini öperek, gönüllerini alarak, gülümseyerek yeni bir hayat müjdelemeye. Mutlaka bir çift sözün ve hatta bizzat orada hazır bulunmanın mükafatı alınacaktır gecikmesiz. Şimdi toplumumuzu kendi ellerimizle düşürdüğümüz bu kıymetbilmez, savruk kalabalıklar olmaktan kurtarmanın zamanıdır.

dramaturk   11 Temmuz 2008 19:04  

ŞİİR EVİMİZ

Aziz kardeşim Yusuf Erzincani'nin anısına

Engin sakin berrak bir denize

Uçsuz bir kumsaldan ağır ağır

Nasıl yürürse insan

sokrates öyle yürüdü ölüme.

Tilmizleri (talebeleri) ağlaşırken

O vasiyet ediyordu

--- Asklepyos'a bir horoz borçluyuz

___Unutmayınız.

Ne tuhafsınız dostlar

Güçsüz kadınlar gibi ağlaşmak niye

Yükselmek varken ölümsüzlüğe

İnancına sahip olmak

İnsan olmanın şartı

Kölelikler içinde en onulmaz kölelik

Hayatın ölümcül yanına

Takılıp kalmak değil mi?

İlkin ayaklarında duydu Sokrates

Zehirin soğukluğunu

Ve yavaş yavaş ölüm

Yükseldi göğsüne çenesine

Dudaklarında donan son bir tebessümle

Bir işaret taşı da böylece

Sokrates dikmiş oldu ölüme

ERDEM BEYAZIT

dramaturk   11 Temmuz 2008 19:03  

var bir yalnızlık bu işte
şekline şemaline baksam
herşey durağan ve olduğu gibi lakin
sevimsiz işte
kırılganlığım olmuş mevsim
nereye gitsem öksüzüm
kime baksam başkası
kiminle olsam yalnızım

var bir yalnızlık bu işte...

dramaturk   11 Temmuz 2008 18:46  

ben şarkılar söylüyorum şiirler yazıyorum kimliksiz kimse bilmiyor saçlarımı ellerimi ve geldiğim yolları yaşamak nedir ben söylüyorum konuştuklarıma sustuklarıma giriyorsunuz siz.oysa yaşamak için kavgadan başka bir şey taşıyamıyoruz gibi geliyor bana her gün biraz daha fazla gelecek olan güne....

dramaturk   11 Temmuz 2008 18:39  

BLOG dramaturk rss kaynağı

adresi: http://dramaturk.sosyomat.com/blog


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.